25 Ekim 2011 Salı

Büyük acılar, küçük kelimeler...

Acıya hürmet ederim ben, böyle öğrendim geldiğim memlekette
Acıyla sessizleşmiş kadınlarla dolu olan memleketimde...
Sesini içine saklamış kadınlar memleketinde...
Yine yerle bir memleketimin bahtsız bir köşesi, elden gelen toparlanmak, toparlanmak ve elini tutmak...
İntikam çağrısı yapıp, savaş boyalarını sürenlerin  inadına onurlu bir barış diliyorum...
Elimizden gelen ne varsa yapalım, hemen bugün
Yağan karla aralarına girebilecek ne varsa elimizden gelen, yapalım...

11 Ekim 2011 Salı

Yemek Savaşları:)

 Hamileyken her fani gibi ben de hayaller kurardım. Bebeğim doğacak, hemen memeye yapışacak, uzun uzun emecek, tatlı tatlı bakışacağız. 2 yaşına gelecek, uğraşa didine memeden keseceğim, sonra tabii arada 6 aylık olacak, ek gıda almaya başlayacak. Gelsin sebzeler, gitsin tarhanalar. Brokoliyle sarmaş dolaş günler:P
 Derken günlerden bir gün kendisi katıldı aramıza, başladı macera:) Deniz emmedi, asla ve kat'a. Benim için pek hüzünlü olan o günleri belki bir gün anlatırım ama şimdi sonrasından bahsedeceğim. Meme görünce ağlayan bir bebek olarak tarihe adını altın harflerle yazdıran oğlum, beni ve memelerimi yarı yolda bırakınca, erken başladı ek gıda maceramız. Bir insan türü var, alarm alıp ortaya çıkan tür:) Bebeğiniz emmedi mi, pıt çıkıveriyor; aaa zorlarsan emer! Tabii canım ben niye akıl edemedim ki bunu! Hay Allah!!! Zorlarsın, emmez. Emmemeye karar verdiyse emmez, bilen bilir. Sonra alarmcılardan biri daha bitiverir yanında; eskiden emmemek mi varmış, yeni nesilin şımarıklıkları bunlar! Evet memelerim ve 3 günlük bebeğim de biliyorlar yeni nesil olduklarını zaar:)
 Tüm bu fırlayıverenleri savuşturmak pek kolay olmaz, yorgun, bitkin, lohusa bir bünyeyle... Benim için de zordu. Ek gıdaya alıştırma döneminde de bir hayli yüz göz oldum türün nadide örnekleriyle:) Sebze çorbası verirsin, olmaaazzz mercimek ver derler. Mercimek verirsin, neeeee mercimek miii yoğurt ver çabuk derler:)
 Aklımı başıma toplayıp gerekli savuşturmaları yapıp meseleye dört elle sarılmam biraz zamanımı aldı açıkçası. Sonrasında çocuk yetiştirme tarzına güvendiğim arkadaşlarımdan, bir gün size uzun uzun uzun anlatacağım bir blogdan ve sezgilerimden beslenerek bir tarz oluşturdum. Çocuk yetiştirme macerasının başlangıç oturumunun en zor levelı beslenme zannımca:P Gerçekten insana sabrı öğretir çocuk doyurmak. Sakince defalarca denemek, yeni yeni tatlar sunmak, istemediğinde metanetle karşılamak uzlaşmak, teslim olmak, nihayetinde boyun eğmek:)  Kişisel gelişim kursu gibi:)
 Yeni bir kitap aldım dün; Yemek Savaşları:) Hah dedim hayatım roman olmuş:P Laura A. Jana- Jennifer Shu, ikisi de çocuk doktoru ve anne. Son derece keyifli bir dille kılavuz olacak bir kitap hazırlamışlar. Karşılıklı mutsuz olmadan geçen beslenme saatleri ve yemek alternatifleri hakkında pek çok yaratıcı öneri var içeriğinde. Benim gibi kafası karışık bir anne için pek faydalı:)
  Kitabın arkasından minik bir alıntıyla bitireyim: Yemek Savaşları, beslenme zamanlarında bitkin düşen ebeveynlerle, gözyaşı döken çocuklar arasında kalıcı bir barış sağlıyor...

10 Ekim 2011 Pazartesi

Geceleyin bir ses böler uykumu içim ürpermeyle dolar, nerdeyim!!!

Bu gece Deniz mızırdamak suretiyle beni uyandırdığında, bu şiir geldi aklıma. Düşündüm pek kıymetli Ahmet Kutsi Tecer, ne yaşamış da yazmış bunu. Durumlarımızı kıyasladım bulduğum sonuca göreJ

Geceleyin bir ses böler uykumu

Şair, gaipten bir ses duymaktadır, belki sevgilinin onu çağıran sesi
Derya, düdükten bir ses duymaktadır, hatta gaipten değil galipten gelmektedir bu ses :P


İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?

Şair, nerde olduğunu bilememektedir sevgilinin, ürperir. Belki bir tehlikeyle, belki başka bir sevgiliyle baş başadır
Derya, nerde olduğunu bilememektedir kendinin, ürperir. Belki sabah olmuştur, belki oğlan acıkmıştır.

Arıyorum yıllar var ki ben onu

Şair sevgilisinin özlemiyle yıllar geçirmiş, bir bilinmezliğin içinde beklemektedir
Derya kesintisiz uyumayalı aylar geçmiş, bir uykusuzluğun içinde dönmektedir

Aşıkıyım beni çağıran bu sesin

Bu konuda şairle tamamen aynı fikirdeyimJ

7 Ekim 2011 Cuma

"Bir Kar Masalı" online satışta!



Canım Esra'm ve sevgili Oip'in hayalleri, artık çocuklarımıza anlattığımız bir masal... Çok gururluyum, herkese gösterip, onlar benim arkadaşlarım demek istiyorum:)
Arkadaşlarımın hayallerinin sayfalarını çevireceğim oğlumla, düşündükçe seviniyorum:)
Dünya Ağacı yayınevinden kitaplaşan masalı, Kitapyurdu ve İdefix'ten edinebilirsiniz.

At binenin, kılıç kuşananın, kadın öldürenin!

Dokunmasınlar cesedimize bile!
Sergilemesinler, üzülmesinler bile!
Sakın!
Bir kadının vahşice katlini para kazanma aracı olarak görenlerin yaprağı bile serilmesin üzerime, ola ki yollarda can verirsem!
Her vebali kadının yüklendiği bir coğrafyada, her cezayı anaların çektiği bir memlekette, her yasağı kadının yüklendiği bir dünyada; bir günü daha sağsalim görebilen, şiddet görmeyen, mobbing ve baskıya maruz kalmayan kadının yapabileceği tek şey sesini çıkarmaktır!
Susmayalım, bedenimiz üzerinden kazandığı paralarla yetinmeyenlere, cesedimizle para kazandırmayalım!
Susmayalım, okumayalım!
Habertürk boykotuna destek verelim!

Hey! Sen anne misin?

Hiç saçmalamaz mısın, beceriksiz hissettiğin olmaz mı hiç, hep doğruyu mu yaparsın, hiç özlemez misin eskiyi???
Ben Deniz'imi sevmek için doğurdum
Ben bu dünyada en az iki kişi olabilmek için, sevmek, mutlu etmek ve mutlu olmak için... Ben benden bi insan çıkabileceğine, parmakları, kolları olabileceğine, duyguları tercihleri olabileceğine inandım, onun için doğurdum Deniz'imi.
Ama hala Derya'yım
Anne olmak, daha derin, daha şefkatli, daha yorgun, daha mutlu, daha kaygılı yapıyor insanı, doğrudur.
Ama daha az istemesine yolaçmıyor yaşamayı...
En azından benim için böyle...
Uzun bir yolculuk var önümüzde, oğlum yaşamayı ben birlikte yaşamayı öğreneceğim:)
Zıplayıp hoplayacağız, oyun oynamak için tekrar makul bir sebebim olacak:)
Işığım o benim




6 Ekim 2011 Perşembe

Hoşgeldim ben:)

Ben geldim,
Yaz yaz yaz dediler, yazdım:)
Oğlumun günlüğü olsun diye, anlatacak biri daha olsun diye, unuttuklarıma dönüp dönüp bakayım diye, öğreneyim, anlayayım diye
Aldım kelimelerimi geldim:)